Close Menu
  • Ana Sayfa
  • Konular
    • Hayırseverlik ve Bağış
    • Oy Verme Davranışı
    • Seçim Mimarisi ve Dürtme
  • Alanlar
    • İktisat
    • Psikoloji
    • Pazarlama
    • Siyaset Bilimi
    • Sosyoloji
    • Nöroiktisat
  • Akademi
  • Sözlükler
    • Bilişsel Önyargılar Sözlüğü
  • Yayınlar
    • Deneysel ve Davranışsal Çalışmalar Dergisi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Katkıda Bulunanlar
    • İletişim
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • LinkedIn
Facebook X (Twitter) Instagram
DavranisBilimleri.Org
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
  • Ana Sayfa
  • Konular
    1. Hayırseverlik ve Bağış
    2. Oy Verme Davranışı
    3. Seçim Mimarisi ve Dürtme
    4. View All

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

    Şubat 17, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Öncelik Etkisi | Primacy Effect

    Şubat 3, 2025

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

    Şubat 17, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Aşırı Güven Önyargısı (Overconfidence Bias)

    Şubat 9, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Rasyonel İrrasyonellik Nedir?

    Ocak 13, 2024

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

    Şubat 17, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Aşırı Güven Önyargısı (Overconfidence Bias)

    Şubat 9, 2025
  • Alanlar
    1. İktisat
    2. Psikoloji
    3. Pazarlama
    4. Siyaset Bilimi
    5. Sosyoloji
    6. Nöroiktisat
    7. View All

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

    Şubat 17, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Aşırı Güven Önyargısı (Overconfidence Bias)

    Şubat 9, 2025

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

    Şubat 17, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Aşırı Güven Önyargısı (Overconfidence Bias)

    Şubat 9, 2025

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

    Şubat 17, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Aşırı Güven Önyargısı (Overconfidence Bias)

    Şubat 9, 2025

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

    Şubat 17, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Aşırı Güven Önyargısı (Overconfidence Bias)

    Şubat 9, 2025

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

    Şubat 17, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Aşırı Güven Önyargısı (Overconfidence Bias)

    Şubat 9, 2025

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Hata Yönetimi Teorisi | Error Management Theory

    Mayıs 1, 2024

    Belirsizlik Etkisi | Ambiguity Effect

    Nisan 6, 2024

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

    Şubat 17, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Aşırı Güven Önyargısı (Overconfidence Bias)

    Şubat 9, 2025
  • Akademi
  • Sözlükler
    1. Bilişsel Önyargılar Sözlüğü
    2. View All

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

    Şubat 17, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Aşırı Güven Önyargısı (Overconfidence Bias)

    Şubat 9, 2025

    Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

    Mart 11, 2025

    Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

    Şubat 17, 2025

    Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

    Şubat 12, 2025

    Aşırı Güven Önyargısı (Overconfidence Bias)

    Şubat 9, 2025
  • Yayınlar
    • Deneysel ve Davranışsal Çalışmalar Dergisi
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Katkıda Bulunanlar
    • İletişim
Login
DavranisBilimleri.Org
Home»Bilişsel Önyargılar»Sürü Davranışı (Herd Behaviour)
Bilişsel Önyargılar

Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

Neden Bir Fikir Popülerleştikçe Onu Destekleme İhtimalimiz Artıyor?
Dr. Sefa ERKUŞBy Dr. Sefa ERKUŞMart 11, 2025Updated:Nisan 3, 2025Yorum yapılmamış15 Mins Read101 Views
Share Facebook Twitter Pinterest Copy Link LinkedIn Tumblr Email
Share
Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email Copy Link
İçerik gizle
1 Sürü Davranışı veya Sürü Önyargısı
2 Sürü Davranışı Nasıl Ortaya Çıkar?
3 Bireysel Etkiler
4 Sistemik Etkiler
5 Sürü Davranışı Neden Ortaya Çıkar?
6 Kısa Tarihi
7 Kaynakça

Sürü Davranışı veya Sürü Önyargısı

Sürü Davranışı, Sürü Önyargısı ya da Sürü Mentalitesi (Eng: Herding Bias or Herding Behavior): Kendi inançlarımızı, yargılarımızı göz ardı ederek bir gruptaki çoğunluğun inançlarını, davranışlarını veya tutumlarını benimseme eğilimimizdir.

Kripto paradan anlamayan birinin sırf arkadaşları, kripto para alıyor diye bilmediği kripto para piyasasına yatırım yapması bir çeşit sürü davranışıdır. Kişi, başkasının yatırım tutumunu taklit etmiştir. 17. yy. Hollanda Lale Çılgınlığı, lale soğanının bir evin değerine ulaştığı sürü davranışının neden olduğu en bilinen fenomenlerden biridir. 18. yy. Güney Deniz Şirketi Balonu, ünlü fizikçi Isaac Newton’un bir sürüye dahil olduğu diğer bir fiyat balonudur.

“Ne bir insanın, ne bir kalabalığın ne de bir ulusun büyük bir korkunun etkisi altında insanca davranacağına ya da aklı başında düşüneceğine güvenilemez.”

Unpopular Essays – Bertrand Russell

İnsan içinde büyüdüğü ailesi, akrabaları, arkadaşları ve diğer insanların oluşturduğu çevresi ile sosyal bir canlıdır. İster bir cep telefonu satın alırken ister üniversite tercih ederken ya da evlenme kararı verirken ailesinden, arkadaşlarından, içinde olduğu sosyal gruptan kısaca sosyal çevresinden de etkilenebilir. Sosyal çevrenin etkisi olumlu olabildiği gibi zarar da verebilir. Örneğin başka bir insanla yemek yiyen biri tek başına yediğine göre yüzde 35 fazla yemek yerken dört kişilik bir grupta yemek yiyen kişi yüzde 75, yedi ve daha fazla kişi ile yemek yiyenler tek başına yediklerine göre yüzde 95 daha fazla yemek yemektedir. Kişinin içinde bulunduğu sosyal ortam, farkında olmadan yeme davranışını etkilemektedir.

Sürü davranışı ise insanların bir konu hakkında az bilgiye sahip olduğu, zaman açısından ya da başka nedenle baskı altında hissettiği ve/veya belirsizlik altında karar verdikleri durumlarda başka insanlarla benzer karar almaya, onları taklit etmeye eğilimli olması sonucu bireysel ya da toplumsal zararlar verebilen bir olaydır.

Sürü Davranışı

Sürü ifadesi, avcı saldırılarına karşı beraber hareket eden bir hayvan grubunun hayatta kalma davranışını ifade etmek için kullanılır. Avcı saldırısı sırasında panik durumuna geçen sürüdeki hayvanlar birbirine yakın durarak, sanki tek bir bedenden oluşuyor gibi hareket ederler. Etolog William D. Hamilton, sürü davranışının avcılardan kaçan hayvanların kordine olmayan davranışlarından kaynaklandığını ortaya koymuştur.1

Sürü davranışı kavramı zaman içinde farklı ı şekilde isimlendirilse de genellikle bireysel kararlarını bir yana bırakan, grubun (sürünün) davranışlarını taklit etmeyi niteler. Sürü davranışı kavramı tarihsel bağlamda ya da ele alındığı disipline göre;

  • Kısa süreli heves (fad)
  • Moda (fashion),
  • Çete/güruh mentalitesi (mob mentality),
  • Kalabalık ya da kitle psikolojisi (crowd mentality)
  • Sürü psikolojisi (bandwagon effect)
  • Kitle histerisi (mass hysteria)
  • Sürü içgüdüsü (herd instinct),
  • Grup düşüncesi (groupthink) gibi farklı şekilde isimlendirilmiştir.

Bizim için yanlış yönde başkaları ile birlikte hareket etmek, doğru yönde yalnız kalmaktan daha kârlı olmuştur.

Nassim Nicholas Taleb

Sürü davranışı insanlık tarihi boyunca birçok farklı ortamda, koşulda ortaya çıkan bir fenomendir. Sadece varlık balonlarının oluşmasından değil! bankaları batıran banka hücümlarından, işçi grevlerinden, ekonomik boykotlara, komplo teorilerinin yayılmasından, fanatizmden, toplumsal devrimlere kadar hayatın çeşitli yönlerinde gözlemlenmektedir. Geniş çaplı gösteri ve eylemler, ayaklanmalar, dini hareketler ve ayinler, spor etkinlikleri, linç olayları veya çete saldırıları insanların grubun davranışlarına uyum sağlayarak sürü halinde hareket ettikleri durumlardır. Bu nedenle felsefe, psikoloji, iktisat, işletme, finans, siyaset, iletişim, etoloji, nöroloji ve birçok farklı disiplinin araştırma konusu olmayı sürdürmektedir.

Sürü Davranışı Nasıl Ortaya Çıkar?

Sürü davranışı, bireylerin genellikle kendi yargılarını ve bireyselliklerini köşeye bırakarak içinde bulundukları grubun inanç, tutum ya da davranışlarını benimsemeleri ile ortaya çıkan sosyo-psikolojik bir olgudur. Politik tartışmalardan, tutulan futbol takımı ile ilgili fanatikliğe, alışveriş tercihlerinden yatırım kararlarına kadar birçok durumda karşılışabilir.

Sürü davranışı, finansal piyasalarda bireylerin finansal durumuna zarar sıklıkla zarar veren psikolojik ve sosyolojik durumlardan biridir. Bir grup yatırımcının belirli bir yatırım ürününü (ev, araba, kripto para, hisse senedi, emtia v.b.) satın alması sonrası fiyatlar yükselişe geçer, fiyatların yükselmeye başlaması çoğu kişi ilgili varlığın gerçek değerinin ne olduğunu düşünmeden yatırım yapmnaya başlar. Bu eğilim fiyatların daha da yukarı çıkmasına ve balon oluşmasına neden olur. Fiyat balonununun bir aşamasında aklı selim yatırımcılar fiyatın gerçek değerinden uzaklaştığını düşünerek satışa geçer. Fiyatın hızla yükselmesine neden olan sürü psikolojisi bu sefer de fiyatların düşmesine neden olur.

Bireysel Etkiler

Ünlü fizikçi Isaac Newton, fizik, astronomi ve matematik alanında birçok başarıya sahip olmasının yanı sıra parasını farklı menkul kıymetlerde değerlendiren ihtiyatlı bir yatırımcıydı. Güney Deniz Şirketi de Newton’un yatırım yaptığı menkul kıymetlerden biridir. Güney Denizi Şirketi daha sonra Güney Deniz Şirketi Balonu olarak anılacak finansal bir balonun ve çöküşün kahramanı olmuştur.

1720 yılı İngiltere’sinde Güney Deniz Şirketi, İngiliz hükümetinin savaş borçlarını devralma karşılığında ticaret imtiyazları kazanacağını vaat ederek yatırımcı toplamaya başlar. Yatırımcılar tekel olma hakkı kazanan bu şirkete ortak olma fırsatına büyük ilgi göstermiştir. Halk arasında Güney Deniz Şirketi’ne yatırım yapma çılgınlığı başlamış, şirketin hisse fiyatları hızla yükselmiştir.

“Yıldızların hareketlerini hesaplayabilirim, insanların  çılgınlıklarını değil”

Isaac Newton

Newton da hisse fiyatı 100$ civarında iken şirkete yatırım yapmış birkaç ay sonra iyi bir kâr elde edip hisseleri elinden çıkarmıştır. Ancak insanların hisse senedini almaya devam ettiğini görünce pişman olmuştur. Sattığı fiyatın iki katına çıkan hisselere yeniden yatırım yapmıştır. Şirketin vaat ettiği kârlı ticaret gerçekleşmeyince balon sönmeye ve hisseler hızla değer kaybetmeye başlamıştır. Newton sürü psikolojisinin neden olduğu finansal balon sönmeye başlayınca nihayetinde zararı kabul etmiş, hisseleri elinden çıkarmıştır. Newton o günün parasıyla 20.000 pound zarar etmiştir. Kaybettiği paranın bugünkü değeri ise yaklaşık 4 milyon dolar civarındadır.2

Newton’un Hisse Senedine Giriş ve Çıkışı

Newton’un ünlü “Yıldızların hareketlerini hesaplayabilirim ama insanların deliliklerini asla” sözüyle anılır. Onun yaşadığı bu tecrübe, finansal piyasaların tahmin edilemezliğini ve sürü psikolojisinin en zeki insanları bile nasıl etkileyebileceğini gözler önüne sermektedir

Sistemik Etkiler

Bankalar Neden Batar?

Ticari bankacılık sektöründe, bir banka hakkında ortaya çıkan spekülasyonlar bazen bankaların batmasına neden olan “bankaya hücum ” isimli duruma neden olabilir. Bazı insanlar çeşitli korkularından dolayı bankadan para çekmeye başlar, başkalarına da bu konuda çeşitli sinyaller üretirse insanlar bankadan paralarını çekmeye başlar. Elindeki mevduatın büyük bölümünü uzun vadeli kredi olarak kullandıran bankalar da para çekme talebine yetişemeyebilir. Bu durum bankaların batmasına ilişkin spekülasyonu ateşler ve kendini gerçekleştiren kehanete dönüşür. İnsanların sürü davranışı sergileyerek bankaya para çekmeye koşması, batmayacak bankanın bile batmasına neden olur.

10 Mart 2023 Tarihinde Hakkında Tweet atılan Bankaların Borsadaki değer kaybı, Sürü davranışı nedeniyle daha yüksek olmuştur.

2023 yılında ABD’li Silikon Vadisi Bankası (SVB) Bank, bazı girişim sermayesi yatırımcılarının şirketlere paralarını SVB Bank’tan çekmelerini tavsiye etmesi sonrası bankaya hücum yaşandı. Banka para çekme taleplerine yetişemeyince ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu bankaya kayyum atadı. Bu ABD tarihinde en büyük ikinci banka iflası olarak tarihe geçti.3

Politik Seçimler, Anketler ve Sürü Davranışı

Siyasetçilerin açıklamalarını takip eden biri iseniz iktidarda olan siyasilerin oy oranlarının halen yüksek olduğunu; muhalif siyaetçilerin de oy oranlarının yükseldiğine ilişkin açıklamalar yaptıklarını sıklıkla duyarsınız. Herkes kendi oy oranlarının yüksek olduğu anket sonuçlarını paylaşırken diğer anketlere itibar edilmemesi telkininde bulunur.Siyasiler neden bu açıklamaları yapmaya ihtiyaç duyar?

Normal şartlar altında insanların statükoyu korumaya meyilli olması iktidardaki partilerin lehine çalışan bir bilişsel önyargıdır. Toplum tercihlerini kolay kolay değiştirmek istemez. İktidar partileri statüko önyargısını kuvvetlendirmek, muhalif partiler ise tam tersine bu önyargıyı kırmak isterler. Nobel ödüllü Richard Thaler‘in ve Cass Sunstein yönetimdeki siyasiler için statükonun bitmesinin ve sürü davranışının etkisini “Dürtme (Nudge)” kitabında şöyle vurgulamışlardır “Hiçbir şey, seçmenlerin bir adayı kitleler halinde terk ettiği algısından daha kötü olamaz.”

2004 yılında ABD’de John Kerry’nin kazandığı Demokrat parti aday belirlemesine ilişkin ön seçimler, sürü davranışının neden olduğu bir zafere örnek gösterilmektedir. Parti ön seçimleri eyaletlerler arası aşamalı şekilde gerçekleştirilmektedir. Penn State Üniversitesinden Profesör Duncan Watts o süreci şu şekilde anlatmaktadır.;

“Iowa seçimlerine birkaç hafta kala John Kerry’nin kampanyası ölmüş gibi görünüyordu. Fakat sonra beklenmedik bir şekildeönce Iowa’yı, ardından New Hampshire’ı ve sonra da tüm ön seçimleri kazandı. Bu nasıl oldu? Herkes fikir sahibi olmak için sosyal çevresine baktığında –örneğin herkesin seçeceğini düşündüğü Demokrat adayı seçmeye çalıştığında– diğer insanların sahip olabileceği her türlü bilgi kaybolabilir ve bunun yerine, görünürde hiçbir neden olmadan başlayıp daha sonra eşit olasılıkla herhangi bir yöne gidebilen bir taklit şelalesi elde ederiz. İnsanlar bir sürü gibi hareket eder. Kendimizi, her biri kendi iç yetenek ve arzularımız tarafından yönlendirilen, oy verme söz konusu olduğunda, davranışlarımızdan tek başına sorumlu özerk bireyler olarak düşünüyoruz. Hiçbir seçmen, sadece New Hampshire’ı kazandığı için Kerry’yi seçtiğini kendisine bile itiraf etmez.4“

Profesör Duncan Watts kısaca insanların kime oy vereceği konusunda fikri yokken başkalarının ne yaptığına baktığı, diğerlerinin de en ufak bilgiyi işleyerek oy vermesi sonucu, sonucunun nereye gideceği belli olmayan bir sürü davranışının gerçekleştiğini söylemektedir.

Anketlerin neden olduğu sürü psikolojisi bazı durumlarda siyasi partiler ve anket firmaları arasında etik olmayan işlerin gerçekleşmesine neden olabilir.

Ekonomik Boykot: Tarihten Örnekler…

Sürü Davranışı Neden Ortaya Çıkar?

Birçok farklı disiplin insanların neden sürü davranışını gösterdiğini anlamaya ve açıklamaya çalışmaktadır. Psikoloji, sosyoloji, iktisat ve nörobilim, evrimsel biyoloji alanından araştırmacılar, çeşitli teoriler ile insanların sürü davranışını açıklamaktadır.

SOSYAL KANIT (Social proof): Belirsiz bir olay karşısında, nasıl davranacağımıza, ne düşüneceğimize ve ne yapacağımıza karar verirken başkalarının davranışlarına, seçimlerine ya da fikirlerine başvururuz. Bu durum, doğru davranma ve başkalarına uyum sağlama yönündeki doğal arzumuzun sonucudur. . Sosyal kanıt özellikle belirsiz ya da alışılmadık durumlarda veya büyük gruplarda daha yaygın ortaya çıkan bir arzudur.5 Sosyal kanıt iki ana sebepten dolayı sorunlu olabilmektedir. İlk olarak, bir grup insan optimal olmayan hatta tamamen yanlış sonuçlara ulaşabilir. Bu aynı zamanda grup düşüncesi veya sürü davranışı olarak da bilinir. Diğer herkesin belirli bir durumda ne yapılacağını daha iyi bildiğini varsaymak çok kolay olabilir

FOMO: Güncelden geri kalma korkusu (Fear of Missing Out) ya da güncel olanı kaçırma korkusu olarak bilinen FOMO, bireyin başka insanların o an sahip olduğu güncel şeylere bakıp aynısını kendisi için için istediği ( özellikle sosyal medya etkileşimleri) ile ortaya çıkan bir durumdur.Gündelik hayatta yaşanan haberlerden geri kalmamak da başkaları bir hisse senedini aldığı için almak, kripto para yatırımı yapmak da bir nevi FOMO’dur. FOMO’ya kapılmak dürtüsel karar verme ve hareket etmeye yol açar. Bu da FOMO’ya sahip kişi işin sürü psikolojisi göstermesine neden olur.

RİSKTEN KAÇINMA: Bireyin kendi aldığı kararlar konusunda kendisine güveni az ve risk almaktan korkan bir risk tercihi var ise sürü önyargısı gösterme ihtimali yükselir.

BİLGİ ÇAĞLAYANI (Information Cascade): Bir konuda bilgisi olan insanlar bile kitlelerin davranışlarını gözlemleyip kendi bilgi, tecrübe ve inanışlarının tersine aksiyonlar alabilir. Bilgi çağlayanı genellikle bireyler arasında doğrudan iletişimin olmadığı ama kişilerin sürü içindeki diğer bireylerin hareketlerine bakarak çıkarımda bulunduğu durumda ortaya çıkan kitlesel davranışa neden olan bir durumdur.

AKRAN BASKISI (Peer Pressure): Aynı sosyal grubun parçası olan kişilere akran denilmektedir. Aynı sosyal gruba üye kişilerin , diğer üyeler üzerinde sahip olabileceği etkiye akran baskısı denilmektedir. Akranlar aynı sosyal grubun parçası olan kişilerdir, bu nedenle “akran baskısı” terimi akranların birbirleri üzerinde sahip olabilecekleri etkiyi ifade eder.

Örneğin gençler arasında sigara içme oranının düşük olduğunu vurgulayan kamu spotu reklamları, gençlerin sigaradan uzak durması için akciğer kanseri reklamlarından daha etkilidir.

GRUP KİMLİĞİ (Group Identity)

Kısa Tarihi

Sürü davranışına ilişkin felsefe, iktisat, psikoloji, sosyoloji, genetik ve siyaset gibi birçok farklı alandan teoriler ortaya atılmıştır.

Søren Kierkegaard (19. yy. Danimarkalı filozof), birey olmayı “sürünün” bir parçası olmaya göre daha yüce görmüştür.

Dâhi, yalnızlığa katlanabilmesiyle biz insanlardan ayrılır, onun bir dâhi olarak rütbesi yalnızlığa katlanma gücüyle orantılıdır, oysa biz insanlar sürekli olarak ‘diğerlerine’, sürüye ihtiyaç duyarız; sürünün içinde, sürüyle aynı görüşte olmakla güvende değilsek ölürüz ya da umutsuzluğa kapılırız.

Søren Kierkegaard

Friedrich Nietzche‘de bireyi, sürüden ayrışabildiği ölçüde değerli görür.

Büyüklük kavramı soylu olmayı, kendi kendine olmayı istemeyi, farklı olabilmeyi, yalnız durabilmeyi ve bağımsız yaşayabilmeyi zorunlu kılar.

Friedrich Nietzche – İyinin ve Kötünün Ötesinde

Sosyal psikoloji alanında sürü davranışını açıklamaya çalışan ilk araştırmacılar Gustave Le Bon ve Jean-Gabriel De Tarde olmuştur. İkili kitlelerin irrasyonel davranışlarını açıklamaya girişmişlerdir. Dürtüsel davranış sergileyen, mantıklı karar vermekten uzak ve ilkel duyguların kontrolü altındaki bireyler bir araya gelip kriminal aksiyonlar gerçekleştiren kollektif bir bilinç meydana getirmektedirler.

Gustave Le Bon, (1895) yılında “Kitleler psikolojisi” isimli eserini yayınlamıştır. Sosyolog ve antropolog Le Bon, Fransız Devrimi sırasında, bir gruba dahil olan bireylerin; kalabalıklara dahil olduğunda mantıksız, kriminal şekilde hareket edebildiklerini tespit etmiştir. Temel argümanını devrimden önce; basit, sıradan yaşam süren bir Fransız köylüsünün devrim esnasında vahşileşmesi üzerine kurmuştur. Bu bağlamda Fransız Devriminden de nefret etmiştir. Le Bon’a göre göre kitleyi oluşturan bireyler ne kadar benzer ya da farklı kişilik özelliklerine, zeka seviyesine sahip olursa olsun kitlenin bir parçası olunca birey iken olduğundan farklı düşünür, hisseder ve davranırlar.

Kalabalığın içindeki bir birey, diğer kum tanelerinin arasında, rüzgarın istediği zaman savurduğu bir kum tanesidir.

Gustave Le Bon

Gabriel Tarde (1903), “Toplum Taklittir” diyen Fransız sosyolog, kriminolog ve sosyal psikologtur. Sosyal Taklit Teorisi’ni ortaya atan Tarde, toplumda kriminal sonuçlar üreten sürü davranışını da açıklamaya çalışmıştır. Kolektif hipnoz, sosyal uyurgezerlik adını verdiği duruma giren bireyler, kalabalıklar içinde mental bir birimden ibarettir. Tarde ayrıca sosyolojininin, birbirleri arasında küçük psikolojik etkileşimler kuran insanların, taklit ve yenilik hareketlerinin araştırıldığı bir bilim dalı olarak ele alır.6

Toplum taklittir ve taklit ise bir tür uyurgezerlik (somnambulism) halidir.

Gabriel Tarde

Sigmund Freud (1922), Gustave Le Bon’un Kitle Psikolojisine ilişkin fikirlerinden en çok etkilenen kişilerin başında gelmektedir. Freud (1922) Grup Psikolojisi ve Ego Analizi isimli eserinde Le Bon’un bireyin hipnotik durumuna ilişkin görüşlerine dikkat çeker. 7Freud öncelikle bireye ilişkin şu tespitte bulunur “Bireyin zihinsel yaşamında, bir model, bir nesne, bir yardımcı, bir rakip olarak, her zaman başka biri yer alır; ve böylece, en başından itibaren, tamamen haklı bir anlamda, bireysel psikoloji aynı zamanda sosyal psikolojidir.” Freud, “hipnoz sürecini gruba uyarladığınızda, hipnotizmacının yerine kim geçecek” sorusunu sorarak hipnotik grup lideri üzerine temellenen bir kitle kuramı öne sürmüştür.8 Freud eserinde genellikle Le Bon’un düşüncelerini tartışmaktadır.

Her grupta bir duygu ve eylem bulaşıcıdır ve bir bireyin kişisel çıkarını kolektif çıkar uğruna kolayca feda edebileceği derecede bulaşıcıdır.

Sigmund Freud

Solomon Asch (1951,1952,1956), sosyal psikoloji alanında yürüttüğü “uyum (conformity) deneyleri” “ile bilinir. Asch sürü davranışını, Le Bon ve Tarde gibi kitlelerin irrasyonel bir davranışı olarak ele almak yerine bunu rasyonel bir davranış varsayar. Deney serisinde insanların sosyal baskı altında hissettiklerinde grubun geri kalanına ayak uydurmak, uyum sağlamak için tepkilerini değiştirebileceklerini göstermiştir. Asch’in çalışmasındaki ilginç bulgulardan biri, fikir birliğinin ve çoğunluğun kararının farklı etkileridir. Buna göre 4 kişilik bir grupta 3 kişinin fikir birliğinde olmasının dördüncü kişinin kararı üzerine etkisi; 10 kişilik bir grupta 7 kişinin benzer 2 kişinin farklı karar verdiği bir durumda 10. kişinin kararı üzerine etkisinden daha yüksektir. Kısaca fikirbirliğinin etkisi oldukça önemlidir.9

Asch biri gerçek yedisi sahte, toplam 8 katılımcının olduğu bir grup katılımcıdan A,B ve C çizgilerinin boyunu soldaki referans çizgiye göre tahmin etmelerini ister. Soldaki çizgi C çizgisi ile aynı boydadır. Diğer iki çizginin boyu ise soldaki çizgiden farklıdır.

Gerçek katılımcının grubun yanlış kararına bakarak kendi doğru fikrini değiştirip değiştirmeyeceğini anlamaya çalışmıştır. İnsanların sadece kendi tahminleri sorulduğunda hata yapma oranı yüzde 1 olurken, gruptaki diğer üyelerin hatalı tahminlerini dinleyen katılımcıların hatalı tahmin oranı yüzde 37’e kadar yükselmiştir.10

Solomon Asch, İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan olaylara tepki olarak insan psikolojisi hakkında yeni fikirler üreten birçok psikoloji araştırmacısından biridir.11

Serge Moscovici (1969, 1984) bireylerin toplum içindeki sosyal etkileşimleri ve grup içindeki davranışlarını açıklamaya ilişkin birçok teori ortaya koymuştur. Sosyal temsiller teorisi (Social representation theory), Azınlıklar Teorisi (Minority Theory) gibi teoriler ile sosyal psikolojide grup içindeki davranışlar, fikirlerin yayılması gibi süreçleri açıklamaya çalışmıştır.

Moscovici’nin Sosyal Temsil Teorisi, insanların karmaşık bilgilere anlam kazandırmasına yardımcı olan paylaştıkları ortak fikir, inanış ve anlamlardır. 12 İnsanlar, soyut kavramları ve bilgisi, fikri ya da inanışı olmayan olayları, toplumsal olarak paylaşılan temsiller ile yorumlarlar.

Örneğin Covid-19 pandemisi sırasında virüs “görünmez düşman, ortak düşman” gibi sosyal temsiller ile yorumlanmıştır. Yine bu dönemde sağlık çalışanlarına cephede savaşan asker gözü ile bakılmış ayrı bir saygı gösterilmiştir.

Moscovici’nin Azınlıklar teorisi çerçevesinde gerçekleştirdiği deneyde, azınlık grupların fikirlerinde ısrarcı ve tutarlı olduğunda çoğunluğun fikirlerini etkileyebilme gücü olduğunu ortaya koymuştur.13,14

Örneğin 50’li ve 60’lı yıllarda ABD’de ufak bir siyahi grubun başlattığı sivil haklar hareketi, özellikle siyahi azınlığa karşı ayrımcı uygulamaların kaldırılması ile sonuçlanmıştır. İsteklerinde tutarlı ve ısrarcı azınlık grup, beyaz çoğunluğun fikirlerini etkilemiştir. Günümüzde de aktivist Greta Thunberg ve arkadaşları çok küçük bir grubu temsil ederken, isteklerinde tutarlı ve ısrarcı olmaları, çoğunluğun iklim ve çevre kirliliği konularında daha duyarlı olmasını sağlamıştır.

Thorstein Veblen (1899), “Aylak Sınıfın Teorisi” adlı çalışmasında insanların gösteriş amacıyla tüketim yapabileceğini ilk defa dile getirmiştir. Veblen, insanların özellikle varlıklı insanların alışkanlıklarını taklit ettiğini öne sürmüştür. Bu taklit davranışı, sürü psikolojisine benzer bir iktisadi sonuç üretmektedir.

John Maynard Keynes (1937) “İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi” başlıklı kitabında “hayvansal güdüler” kavramı üzerinden piyasadaki fiyat balonları ve çöküşlerini açıklamaya çalışmıştır.15 Keynes’e göre sürü davranışı, bireylerin kendi bilgi düzeyleri hakkındaki algıları ve belirsizlikten kaynaklanmaktadır. İnsanlar, başkalarının konu hakkında daha bilgili olduklarını düşünerek kalabalıkları takip etmeye meyillidir. Bu davranış özellikle finansal piyasalarda istikrarsızlığın ve fiyat balonlarının temel nedenidir. Keynes sürü davranışını üç temel motivasyona dayandırmaktadır. Bunlar i) öğrenme ii) repütasyon ve/veya iii) güzellik yarışmalarıdır (Beauty contest).16

Harvey Leibstein (1950), sosyal psikolojide sürü davranışını açıklamak için kullanılan Bando vagonu (Bandwagon effect) metaforunu iktisada getiren kişi olmuştur. Leibstein’e göre insanlar kendilerini ilişkilendirdikleri ya da ilişkili olmak istedikleri insanlarla uyumlu olmak (o çocuklardan biri olmak) adına onların tükettiği malları tüketmeye başlar. Bu da o mala olan talebin artmasına neden olur.17

Bandwagon fenomeni: Bir vagon dolusu müzisyeni takip eden kalabalıkları tarif etmek için kullanılan metafor.

Bandwagon etkisi: başkalarının tüketiminden dolayı, bir malın talebinin artmasıdır.

Everett Rogers (1962) “Yeniliklerin yayılımı teorisinde” teknolojiler, fikirler, ürünler vb. gibi yeniliklerin toplumun geneli tarafından hemen kabul edilmediğini, yeniliğin yayılımını S-şeklindeki bir eğri ile tasvir ederek beş farklı kategori ile açıklamaya çalışmıştır. Bunlar; i) yenilikçiler ii) erken kabul edenler iii) erken çoğunluk iv) geç çoğunluk ve v)takipçilerdir. En son takipçilerin eklenmesi ile yeniliklerin difüzyonu tamamlanmış olur ve pazarın tümüne ulaşılır.18

Everett Rogers- Fikirlerin Yayılması - Sürü Davranış- Sürü Psikolojisi

İlk grubu yenilikçiler oluşturur. Bu kişiler risk almaya açıktır ve yeni fikirleri ilk deneyenlerdir. Onları takip eden erken kabul edenler, topluma yön veren ve kanaat önderi olan bireylerden oluşur. Erken çoğunluk , yeniliği benimsemeye daha temkinli yaklaşır ve çevresinde kabul gördüğünde benimser. Geç çoğunluk ise ancak çoğunluk tarafından benimsendikten sonra yeniliği kabul eder. Son grupta yer alan tembel/ağır kimseler ise değişime en dirençli,yeniliği en son benimseyenlerdir.

Mark Granovetter (1973) “The Strenght of Weak Ties” isimli makalesinde bireylerin sosyal çevresinde “Zayıf Bağların Gücünü” göstermiştir. Granovetter’e göre bireyler arasındaki güçlü bağlar (aile, yakın arkadaşlar, dostlar vb.) daha fazla duygusal destek sunsa da bireyin yeni bilgilere, fırsatlara ve kaynaklara erişimini sağlayan asıl bağlantılar; tanıdıklar, iş arkadaşları, uzak akrabalar gibi zayıf bağlardır. Birey sadece güçlü bağlardan gelen bilgi, kaynak ve fırsatlara bağlı kalırsa birçok fırsatı göremeyecektir. Granovetter yürüttüğü çalışmalarda, yeni iş arayanların çoğunlukla aile, yakın dost gibi güçlü bağlarından değil; üniversite hocası, mahalleden tanıdığı, uzak bir akraba gibi tanıdıklarından (zayıf bağlardan) gelen bilgilerle bir iş bulabildiğini göstermiştir.19

Kaynakça

  1. Hamilton, W. D. (1971). Geometry for the selfish herd. Journal of theoretical Biology, 31(2), 295-311. ↩︎
  2. https://www.openculture.com/2018/01/how-isaac-newton-lost-3-million-dollars-in-the-south-sea-bubble-of-1720-even-geniuses-cant-prevail-against-the-machinations-of-the-markets.html ↩︎
  3. https://tr.euronews.com/next/2023/03/12/abdnin-en-buyuk-ikinci-banka-iflasi-silikon-vadisi-bankasi-nasil-batti-neler-yasandi ↩︎
  4. Thaler, R. H., & Sunstein, C. R. (2021). Nudge: The final edition. Penguin. ↩︎
  5. Farnam Street. (14 Mart 2025). Social Proof: Why We Look to Others For What We Should Think and Do. https://fs.blog/mental-model-social-proof/
    ↩︎
  6. Tarde, G. (1903). The Laws of Imitations, (Translated Elsie Clews Parsons), New York: Henry Holt and Company. ↩︎
  7. Freud, S. (2013). Grup psikolojisi ve ego analizi. Alter Yayıncılık. ↩︎
  8. https://psikolojivetoplum.todap.org/2020/11/le-bondan-bugune-kitle-psikolojisine.html ↩︎
  9. Cheery, K. (14 Mart 2025).Biography of Psychologist Solomon Asch. Verywellmind. https://www.verywellmind.com/solomon-asch-biography-2795519 ↩︎
  10. Asch, S. E. (1955). Opinions and social pressure. Scientific American, 193, 31-35. ↩︎
  11. https://www.verywellmind.com/the-asch-conformity-experiments-2794996 ↩︎
  12. Moscovici, S. (1984). “The phenomenon of social representations”. Social Representations: 3–69. ↩︎
  13. Moscovici, S., Lage, E., & Naffrechoux, M. (1969). Influence of a consistent minority on the responses of a majority in a color perception task. Sociometry, 365-380. ↩︎
  14. https://www.simplypsychology.org/minority-influence.html ↩︎
  15. Keynes, J. M. (1937). The general theory of employment. The quarterly journal of economics, 51(2), 209-223. ↩︎
  16. Baddeley, M. (2010). Herding, social influence and economic decision-making: socio-psychological and neuroscientific analyses. Philosophical Transactions of the Royal Society B: Biological Sciences, 365(1538), 281-290. ↩︎
  17. Leibenstein, H. (1950). Bandwagon, snob, and Veblen effects in the theory of consumers’ demand. The quarterly journal of economics, 64(2), 183-207. ↩︎
  18. Rogers, E. M. (1962). Diffusion of Innovations. The Free Press. ↩︎
  19. Granovetter, M. S. (1973). The strength of weak ties. American journal of sociology, 78(6), 1360-1380. ↩︎
Follow on Google News Follow on Flipboard
Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
Dr. Sefa ERKUŞ
  • Website
  • X (Twitter)
  • Instagram

Karabük Üniversitesi, İİBF, İktisat Bölümünde Doktor Öğretim Üyesi. Çalışma Alanları; Deneysel İktisat, Davranışsal İktisat, Kurumsal İktisat. Part-time Finans Piyasaları.

Related Posts

Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

Şubat 17, 2025

Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

Şubat 12, 2025

Öncelik Etkisi | Primacy Effect

Şubat 3, 2025
Leave A Reply Cancel Reply

  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • LinkedIn

Sürü Davranışı (Herd Behaviour)

Mart 11, 2025

Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

Şubat 17, 2025

Statüko Önyargısı (Status Quo Bias)

Şubat 12, 2025

Aşırı Güven Önyargısı (Overconfidence Bias)

Şubat 9, 2025
DavranisBilimleri.Org
Facebook X (Twitter) Instagram YouTube LinkedIn Telegram
© 2026 DavranisBilimleri.org Davranış Bilimleri.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

Sign In or Register

Welcome Back!

Login to your account below.

Lost password?